Cildiniz mat bir görünme sahip, gözlerinizin altı
torbacıklarla dolu, bu hafta çenenizde çıkan altıncı
sivilce iğrenç başını göstermeye başlamış bile...
Güzelliğiniz için uyguladığınız bakım düzenini ciddi
anlamda yeniden düşünmenizin zamanı geldi.
Dış müdahalelerle toksinlerden arınmak için
yapabileceğiniz çok şey var:
Toksinlerden arınmak için günlük bakım
Makyajınızı temizlemeden asla yatağa girmeyin.
Cildinizdeki makyajı temizlemediğiniz takdirde, gün içinde
biriken yağlar ve kirler bakterilerin üremesine, böylece
kara noktaların oluşmasına neden olur. Sonuç olarak,
cildiniz daha hızlı yaşlanmaya başlar. Oysa, temizlenen ve
nemlendirilen cilt, siz gece uyurken kendini daha iyi
tamir eder ve yeniler.
Cildiniz bir güzellik göstergesi ve dış dünyaya karşı
korunma kalkanı olmasının yanısıra, aynı zamanda kendini
sürekli yenileyen bir organdır. Cildinizde pütürlenmeler
ya da noktalar görmeye başladıysanız, toksinlerden
arınmanızın zamanı gelmiş demektir. Hafta bir kez maske
ile cildinizi derinlemesine temizleyin, çünkü hücreleriniz
kendini yenilerken, gözenekleriniz yağ ve kirlerle
dolmaktadır. Çoğu yüz temizleme maskesinin içinde kil ya
da çamur bulunur. Bu maddelerin içindeki negatif yüklü
iyonlar pozitif yüklü kirleri çekerler, böylece
gözeneklerdeki yağlar ve ölü hücre kalıntıları bir bakıma
‘emilir’.
Cildinizdeki gerilimi almak için masaj
Lenf sisteminiz suyu, proteinleri, elektrolitleri ve kan
hücrelerini vücudunuzun her yanına taşımaktan sorumludur.
Aynı zamanda, vücuttaki toksinleri de lenf düğümlerine
taşır. Toksinler burada yön değiştirerek kana karışır ya
da terleme yolu ile vücuttan atılır. Bedeninizin
toksinlerden arınması için, kendine özgü bir sistemi olsa
da, zaman zaman yardıma ihtiyaç duyar. Yüze ve bedene
yapılan hafif, rahatlatıcı bir masaj lenf düğümlerini
uyararak daha verimli çalışmalarını sağlar, böylece
ciltteki sıvı ve toksin birikimi ortadan kalkar. Ayrıca,
yorgun görünen cildinize ve altları torba torba olan
gözlerinize harika bir biçimde enerji kazandırır.
İşte size birkaç masaj önerisi:
· Parmaklarınızı burun kemiklerinizden yukarıya,
gözlerinizin iç kısmına doğru kaydırın, bastırın, tutun,
serbest bırakın. Gözlerinizin etrafındaki torbacıkları ve
sinüslerinizdeki basıncı azaltmak için bu hareketi
defalarca tekrarlayın. Kaldığınız yerden, parmaklarınızı
bastırmaya devam ederek göz yuvalarınızın altından
yanaklarınıza, oradan boynunuzun sarkmaya meyilli
bölgesine kadar inin. Parmaklarınızı içten dışa doğru
hareket ettirerek vücudunuzdaki sıvıların daha hızlı
akmasını sağlayın. Bu hareketi birkaç defa tekrarlayın.
· Gözlerinizin daha parlak olması için, gözünüzün hemen
altındaki kemiğe, gözbebeğinizle aynı hizadaki noktadan
hafifçe bastırın, birkaç saniye tutun, ardından serbest
bırakın.
· Kan basıncının yükselmesine bağlı olan başağrılarınızı
dindirmek ve yüz kaslarınızı rahatlatmak için, kaşlarınızı
içten dışa doğru çimdikleyin. Daha sonra, parmaklarınızı
aksi yönde yüzünüze bastırarak kaydırın. Parmaklarınızı
şakaklarınıza bastırın, birkaç dakika öylece tutun.
Ardından bırakın. Aynı hareketi tekrar edin.
"Mankenlerin sırları"
Kimisi diyet yapıyor, kimisi egzersiz. Bazısı ikisi de
yapmak zorunda, diğerlerinin ikisine de ihtiyacı yok.
Ortak yanları, herkesin onlara hayran olması ve formlarını
korumak için bazı şeylere dikkat etmeleri...
Evdesiniz ve televizyon seyrediyorsunuz. Daha doğrusu,
kumanda elinizde, o kanal, bu kanal dolanıp duruyorsunuz.
Seyredecek hiçbir şey bulamıyorsunuz ama kabul edin,
durakladığınız iki an var: Birincisi abuk sabuk paparazzi
programlarından birinde, beğendiğiniz birinin adı
anıldığında, bir de Fashion TV'ye geldiğinizde... Bir
yandan bu kanalda takılmak istemiyor, diğer yandan da bu
havalı kadınları, hoş hoş giysiler içerisinde görüp iç
geçiriyorsunuz. Eğer bu kadınlar ne yapıyor da böyle ince
kalıyor diye kendi kendinize eko yapıyorsanız, sizin için
araştırıp bulduğumuz manken sırlarına bir göz atın derim.
Nefis bir vücut için bir besin adı vermek gerekirse,
doğrudan soya diyebilirsiniz. Üstelik soya, sadece
hayalini kurduğunuz o harika vücuda kavuşmanızı sağlamaz,
aynı zamanda içerdiği güçlü antioksidanlar sayesinde,
serbest radikaller nötralize edilir.
Yapılan araştırmalar, acılı, biberli, salsa soslu,
zencefilli ve hardallı yemeklerin kişinin metabolizmasını
hızlandırdığını gösteriyor.
Çekirdekli sebze ve meyveleri tercih edin ve bu besinleri
tüketirken, çekirdeklerini de yiyin. İçerdikleri lif
açısından çekirdekler son derece zengindir ve besinlerin
vücut tarafından emilimine yardımcı olur. Ayrıca sindirim
için de son derece yararlıdır.
Vücut, tatlandırıcılı şeker ve sakızları,etkili bir
şekilde parçalayamadığından, su toplanmasına ve şişmelere
sebep olabilir.
Kafanızdan daha büyük olan hiçbir şeyi yemeyin. Hatta
göbek salata bile. Çünkü bu her ne kadar zararsız ve son
derece düşük kalorili gözükse de, midenizin genişlemesine
sebep olur ve bu durumda doymak için daha çok besin
tüketmeniz gerekir.
Yavaş yiyin. Böylece hem ne yediğinizi anlayıp, daha
zevkli bir şekilde öğünlerinizi tüketiyor olacaksınız, hem
de çiğnemeye normalde ayırdığınızdan daha çok zaman
ayırmak, stresinizi azaltacak.
Kendinizi yalnız hissederseniz, bir arkadaşınızı aramakta
duraksamayın. Unutmayın, besinler açlığınızı gidermek
içindir, arkadaşınız olmak için değil.
Doğru nefes alma tekniklerini öğrenmeye çalışın. Çünkü
doğru alınmış nefes, sadece yemekten geldiğini
zannettiğiniz enerjiyi size sağlar.
Konserve et, çorba ve soslarınızı, buzdolabında soğutun.
Böylece bu besinlerde bulunan yağlar, birikir ve yüzeyde
toplanır. Böylece bu yağ tabakasını kaldırıp
atabilirsiniz.
ZAYIFLARKEN BUNLARA DİKKAT
Kilo vermek isteyip yanlış egzersiz ve yöntemler
uygulayanlar vücutlarına zarar verecebiliyorlar, bu
nedenle zayıflama yolunda ilerlerken aşağıdaki konulara
dikkat etmek gerekiyor.
Sauna: Vücuttaki su kaybına neden olur ve bu da yağ
yakımını daha fazla zorlaştırır. Diüretik ilaç ve çaylar:
Diüretik maddeler veya çaylar, bilinenin aksine vücuttaki
yağı yakmaya neden olmaz. Vücut suyunun idrar yoluyla
vücudun dışına atılmasına yardımcı olur.
Aç kalmak: Yeterli ve gerekli gıda maddelerini almadan
uygulanan yöntemler, vücuttaki kas kütlesinin azalmasına
sebep olurken, yağ kitlesinde bir değişim görülmez. Kaslar
vücudun yağ yakan fabrikaları olduğuna göre, yağ yakmak
için kas kitlemizi kaybetmemiz gerekmektedir. Masaj:
Dolaşım sistemini ve kaslardaki gerilmeleri rahatlatmak
için uygulanan manüpilasyonlar, vücudumuzdaki yağı
yakmayacağı gibi, vücut yağını bir yerden bir yere de
taşımaz.
Karbonhidratsız beslenme: Karbonhidratlar, suyu vücutta
tuttuğu için, şişman insanların yememesi gerekir. Önemli
olan kilo kaybı değil yağ kaybı olduğuna göre,
karbonhidratsız vücudun yağ yakmayacağı bilinmelidir.
Yüksek tempolu egzersizler: Yüksek tempolu egzersizler,
vücutta yağdan çok karbonhidrat yakacağından uygulaması
yanlıştır.
Ağırlık çalışmaları: Ağırlık çalışmaları yağ yakılmasını
sağlamaz, ama kas kitlesini reaksiyona geçireceği için yağ
yakmada destekleyici bir faktör oluşturur.
Kısa süreli diyetler: Kısa süreli diyetlerle vücudumuzda
yağ yakılmasını sağlamayacağı gibi, diyeti bırakıldığında
da vücuttaki yağ artışını hızlandırır. Vücudun sağlıklı
olarak yağ yakabilmesi için egzersizin ve doğru beslenme
gerekir.
Sağlıklı Yaşam İçin Sağlıklı Uyku...
Vücudun sağlığı için alınan besinler kadar, uykunun da
önemi büyüktür. Kimi zaman üst üste içilen birkaç bardak
çay ve kahve, kimi zaman etraftaki ses ve gürültü kimi
zaman da kafalardaki küçücük bir problemin büyütülmesi
bütün geceyi uykusuz geçirmenize neden olur. Uyumakta
güçlük çeken insanlar, iyi uykunun kurallarına
uyduklarında bile, zaman zaman uyku problemleri yaşamaya
devam edebilirler. Eğer sizinde akşamları erken yatmanıza
rağmen uykunuz bir türlü gelmiyorsa; gece geç saatlerde,
hatta sabaha kadar gözünüzü kırpmadan oturup
televizyondaki tüm programları izliyor ve bir türlü
uyuyamıyorsanız önerilerimizi mutlaka uygulamalısınız,
sorununuz tamamen ortadan kalkmasa bile en aza
inecektir...
Uyumanıza Yardım Edecek Yöntemler:
- Yatağa uykunuz gelmediği sürece girmeyin, bu durumda
yaşayacağınız "acaba uyuyabilecek miyim?" kaygısı uykuya
dalmanızı daha da güçleştirecektir.
- Öğle uykusundan kaçının. Öğlen uyusu, uyku birikimini
azalacağından gece uykunun gelmesini geciktirir ve
uykusuzluk çeken insanları olumsuz etkiler.
- Çok sıcak ve çok soğuk yiyecekler veya kafeinli
içecekler uykunuzu kaçırır. Uyumak için bir bardak ılık
süt veya ıhlamurla birkaç bisküvi yemeyi tercih
edebilirsiniz.
- Akşam saatlerinde yenilen aşırı miktarda yemek veya uyku
öncesi aşırı miktarda sıvı alınması mideyi rahatsız
ederek, uykuya geçişi zorlaştırır.
- Sigaranın uyku bozukluklarına yol açtığını ve nikotinin
tüm sinir sistemini etkilediğini unutmayın.
- Uyku ortamının fiziksel şartlarına dikkat edin. Işık,
gürültü, yattığınız zemin veya oda ısısı uykuya dalmanızı
etkileyen faktörlerdir ve bunlar kişiye göre değişir. Siz
kendinize en uygun fiziksel ortamı tespit etmeli ve bu
ortamda uyumaya çalışmalısınız.
|